Bookmark and Share
Aslı Narin ile Söyleşi

 

ASLI NARİN ile SÖYLEŞİ

 

“Fotoğraf, artık tek hareketle üretilebilen bir şey haline geldi. Herkes üretiyor ve paylaşıyor. Fakat bu fotoğrafların hepsi gerçekten bakılmaya değer mi, bunu sorgulamak lazım.”

 


Island


 

Merhaba,

Söze sanat eğitiminizden başlamak istiyorum, hem bu alanı seçiminizden hem de aldığınız eğitimlerden bahseder misiniz?

 

Aslında biyoloji okumak için girdiğim Sabancı Üniversitesi’nden Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı mezunu olarak çıktım. Çevremdeki herkes görsel bir bölümde okumam gerektiğini söyleyip duruyordu- kişiliğim ve fikirlerimle alakalı bir durum olsa gerek-, sanırım biraz da bu yönlendirmelerin etkisiyle seçmiş oldum. Açıkçası daha önce ne sanat ne de tasarım hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Elim çizim için kalem tutmuş bile değildi. Benim için büyük bir riskti. Belki de bu yüzden daha önyargısız bir şekilde bana öğretilenlere konsantre olabildim ve olması gerektiğinden daha fazla kendimi geliştirmeye çalıştım.

Island



Bölümün görsel iletişim tasarım tarafından mezun oldum fakat bir yandan sanat tarihi ve teorisi gibi dersler de aldım. Ayrıca fotoğrafa olan ilgim fotoğraf dersleri ile beraber git gide artmaya başladı. Mezun olduktan hemen sonra yüksek lisans eğitimim için Londra’da bulunan Goldsmiths, University of London’ a gittim. Lisans eğitimimde hep bir tasarım problemini çözme odaklı işler yapmıştım, sıfırdan problem yaratmak ve onu yaratıcı bir şekilde seyirciye sunmak benim için yeni ve öğrenilmesi gereken bir şeydi. Fotoğrafa ve genel olarak sanat üretimine ilgimin artmasıyla beraber yüksek lisansımı daha sanat üretimi ağırlıklı bir üniversitede yapmak istediğime karar verdim. Goldsmiths’i seçmemin nedeni bu oldu.


Island


 

Grafik tasarımcı olmanızın fotoğraflarınıza katkısı muhakkak oluyordur veya tam tersi, ikisi arasında nasıl bir bütünleşme kuruyorsunuz?

 

Karşılıklı olarak her ikisinin de birbirine katkısı oluyor. Fotoğrafın en önem verilmesi gereken kısımlarından biri kompozisyonudur. Tasarım disiplininden gelmiş biri kompozisyon kurallarını artık o kadar içgüdüsel olarak oturtmuştur ki fotoğrafa daha deneysel ve farklı bakabilme ihtimali daha fazladır gibi geliyor bana. Bu yüzden sadece fotoğraf eğitimi almadığım için kendimi şanslı hissediyorum.


Island


 

Seminerler ve eğitimler veriyorsunuz. Bunlar hangi konularda yoğunlaşıyor?

 

Ben 1,5 senedir Kadir Has Üniversitesi Grafik Tasarım bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışıyorum. Burada şimdiye kadar temel tasarım, kurumsal kimlik, ileri fotoğraf ve grafik tasarımda fotoğraf kullanımı üzerine dersler verdim. Bunun dışında Yıldız Teknik Üniversitesi aracılığıyla bir fotoğraf atölyesi ve çeşitli seminerler gerçekleştirdim. Atölye, oto portre üretmek üzerineydi. Ben genelde bu tarz etkinlikleri daha derinden ilgilendiğim ve ürettiğim konular üzerine yapmayı tercih ediyorum. Böylece karşımdakilere aktarmak istediğimi daha içten ve heyecanlı aktarabildiğimi düşünüyorum.


My aunt’s garden

 

 

“Beni en çok heyecanlandıran edebiyat ve müzik diyebilirim. İlham kaynaklarımı buralardan alıyorum.”

 


Serilerinizde simgeler örgüsü hakim. Soyut bir anlatım içine serpiştirilerek karşımıza çıkıyorlar. Fotoğraf “diliniz” üzerine kendi düşüncelerinizi, fotoğrafın size ne anlam ifade ettiğini ve izleyici üzerinde yaratmak - bırakmak istediğiniz etkinin ne olduğunu aktarır mısınız?

 

Sizin de söylediğiniz gibi fotoğraflarımda soyut bir anlatım olmasının sebebi yorumu daha cok seyirciye bırakmak, işin ucunun açık olması. Yaptığım tüm işlere bakıldığında hiçbirinde bir hikaye anlatımı yok. Bir olay kurgusundan ziyade bir duyguyu seyirciye vermeye çalışıyorum. Kendim de bu serileri üretirken bu şekilde yola çıkıyorum. İlham aldığım bir hikayenin ya da görüntünün içinden algıladığım herhangi bir his ya da kavram beni yeni bir seri üretmeye itebiliyor. O yüzden düzenli bir tempoda yeni iş üretmiyorum. Daha önceden hazırlanıp bir hikaye üzerinde seri çıkarmıyorum. Yani yaptıklarımın tamamen içten gelen işler olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ayrıca hem fotoğrafçı hem de fotoğraf izleyicisi olarak fotoğrafta belirsizlik duygusunu seviyorum. Spesifik bir hikaye anlatmayarak bunu fotoğraflarımda yapabildiğime inanıyorum.


My aunt’s garden


 

Grafik çalışmalarınızda fotoğraftan faydalanıyor musunuz?

 

Ajans işlerim dışında yaptığım grafik tasarımlar genelde yaratıcı alanlarla ilgili olduğundan çoğu zaman serbest bir şekilde tasarım yapabilme şansına sahip oldum ve böylece kendi çektiğim fotoğrafları da kullanabildim.

Soundcollage (tasarım)



Fotoğrafçı olarak sadece sergilemek için değil, her zaman fotoğraf çektiğim için elimde bir arşiv var. İşin durumuna göre fotoğraf gerektiriyorsa ya da o işe fotoğraflarımdan biri yakışıyorsa kullanmaya çalışıyorum. Böylece yaptığım tasarım, bakıldığında her yönden bana daha ait oluyor. Yaptığım işten daha fazla zevk alıyorum.


Yora (tasarım)


 

Sizi sanatsal olarak neler heyecanlandırır ve çeker?

 

Aslında her şey. Günlük hayatın detaylarında bile sanatsal bir şeyler olduğunu ve ilham alınabilineceğini düşünüyorum. Fakat, sanatın her dalıyla az çok ilgileniyorum ve takip etmeye çalışıyorum. Beni en çok heyecanlandıran edebiyat ve müzik diyebilirim. İlham kaynaklarımı buralardan alıyorum.


My aunt’s garden

 

 

“Fotoğrafı güçlü yapan şey onu çeken kişinin görsel hafızası, yeteneği ve entellektüel düşünceleridir.”

 


“My aunt's garden” isimli projenizden bahsetmek istiyorum. Eşyaların (ki bağlantılı eşyalar olabilir) üzerinde canlandırılan anıların yansıması. Etkileyici bir çalışma. Projenizden bahseder misiniz?

 

Aslında bu projenin temeli Goldsmiths’deyken atıldı. Bizden hareketli (durational) bir işi hareketsiz (non-durational) bir işe çevirmemizi istediler. Bir de bunun tam tersini. Yani elimizde iki ayrı iş olması gerekiyordu. Ben ilk başlarda kendi çektiğim video çalışmalarına yönelmek istedim fakat sonra bana ait olan videolar neler diye düşünürken aklıma sadece benim çektiğim değil bana fiziksel olarak ait olan videolar da geldi. Bir süre sonra dedemin çektiği ve küçükken teyzemin evinde izleyip bir aile eğlencesine dönüştürdüğümüz 8 mm. filmleri hatırladım. Teyzemin yaşadığı ev dedemin eviydi ve eşyaların çoğu aynı şekilde duruyordu. Videolarda görünen, daha önce tanıştığım, tanışmadığım herkes o eşyalarla bir deneyim sahibi olmuş, o evde bulunmuştu. Ben de bu ilişkiden yola çıkarak o insanları o eşyaların üzerinde canlandırmaya karar verdim.  Böylece ortaya zaman ve mekan kavramını sorgulayan, geçmişle şimdiki zamanı bağlayan bir iş ortaya çıktı.


My aunt’s garden


 

Sizi en çok etkileyen, dönüp baktığınızda halen memnuniyet duyduğunuz çalışmalarınız hangileri?

 

Sanırım sizin de fark ettiğiniz gibi en başta My Aunt’s Garden serim geliyor.  Daha sonra son yaptığım “Escape” isimli serimden çok memnunum. Bu iki seri gerçekten üstünde çok uğraştığım ve tarz olarak ileride benimsemek istediğim yola uygun işler.  Bunların yanı sıra oto portrelerimin yeri ayrı. Onlar biraz da şimdi yaptığım işlerimin temelini oluşturuyor. Oto portreler üzerinde diger serilerime göre etraflıca düşünmediğim ve daha çok spontane bir performans sanatı şeklince icra ettiğim fotoğraflardı. Fakat bu çalışmalarla birlikte fotoğrafta performansın nasıl olduğuna ve olabileceğine dair düşünmeye ve araştırmaya başladım. Fotoğraf içinde video kullanımının da bir çeşit performans olduğunu düşünüyorum mesela. İleriki işlerim de bu araştırmalarımın ürünü ya da yansıması olacak muhtemelen.


Escape


 

“Fotoğraf basittir, karmaşık olan -onu çeken- insandır” sözü üzerinden, fotoğraf sanatı ve sanatçı üzerine düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?

 

Fotoğraf, artık tek hareketle üretilebilen bir şey haline geldi. Herkes üretiyor ve paylaşıyor. Fakat bu fotoğrafların hepsi gerçekten bakılmaya değer mi, bunu sorgulamak lazım. O yüzden benim için artık teknik bilginin hiçbir önemi yok. Herkes tekniğe hakim sayılır. Ben derslerimde de öğrencilere teknik bilgi yerine farklı fotoğrafçılardan ve fotoğraf akımlarından bahsetmeyi tercih ediyorum. Fotoğrafın hem görsel hem anlamsal değerinin, onu çeken kişinin entellektüel birikimiyle bire bir bağlantılı bir durum olduğunu düşünüyorum. Fotoğrafı güçlü yapan şey onu çeken kişinin görsel hafızası, yeteneği ve entellektüel düşünceleridir.


Escape


 

Gerçekleştirdiğiniz sergilerden bahseder misiniz? Yakın dönemde planlıyor musunuz? Ve gerçekleştirmek istediğiniz neler var?

 

Şu ana kadar hep grup sergilerinde yer aldım. Bunlardan en önemlilerinden biri 2009’da CDA Projects’in düzenlediği “Genç / Yeni / Farklı”nın birincisiydi. 2011 yılında IMÇ5533’de “… ve görülecek diğer şeyler” isimli grup sergimiz benim için başarılı geçti. En son arkadaşlarım Fatma Belkıs ve Murat Durusoy ile beraber Nuru Ziya Suites’de “Neden aboneliğimi kendi üzerime yaptırmalıyım?” isimli bir sergi gerçekleştirdik. Şubat'ta ise İstanbul Modern’de gerçekleşecek olan ve İstanbul Modern’in fotoğraf koleksiyonundan oluşan “Dünden Sonra” adlı sergide “My Aunt’s Garden” serimden 6 fotoğrafı görebilirsiniz. Ayrıca Nisan'da yine bir grup sergisine katılacağım ve bu sene içerisinde daha önce başlayıp da ertelemiş olduğum fotoğraf kitabı projelerimi hayata geçirmeyi hedefliyorum.

 

Teşekkürler…


Söyleşi: Levent YILDIZ
 



Aslı NARİN Hakkında

 

1985 doğumlu Aslı Narin, lisans eğitimini Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarım bölümünde tamamladı. Ardından Goldsmiths, University of London’da aynı konu üzerinde yüksek lisans eğitimi aldı. Eğitimi boyunca grafik tasarım, fotoğraf ve video çalışmalarına yoğunlaştı.

Londra’dan döndükten sonra bir sene boyunca bir reklam ajansında sanat yönetmeni olarak çalışırken bir yandan da İstanbul ve Londra’da fotoğraf sergilerine katıldı. 2010 Eylül ayından itibaren Kadir Has Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve fotoğraf üretimlerine devam etmektedir.


 

 


Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved

www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir.

All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved.

Use By Author Permission Only.

Yorumlar - Comments
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz. No comments for this document yet, you can make comment from the form below.
Yorum Ekleyin - Add Comment
Yorum - Comment
Adınız Soyadınız - Name Surname
Mail
Web Sitesi - Web Site
Beni hatirla - Remember me
Yeni bir yorum geldiginde haber verin. Notify me when new comment is added.
Lütfen Cevaplayın
3 artı 3 kaç eder? 

Ara - Search

 

Fotoritim Mail-Grubu

Fotoritim Mail-List


 

M.Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

 

  Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.